Bazı eserler vardır, yeri sizde çok başkadır..Beste olmak isteseydim eğer inanın bu melodilere haiz olmak isterdim.

Bestelediği oda müzikleri, senfonileri, bale müzikleri ve tangolarını dinlemediyseniz eğer, size aşağıda ufak bir örnek sunmak isterim. Tam adı Astor Pantaleon Piazzolla olan Arjantinli bandoneoncu’nun eseri olan Oblivion, Hauser ve Zagreb Filarmoni Orkestrası eşliğinde Ivo Lipanovic tarafından yönetiliyor.

Tangonun duayeni, yeri doldurulamayacak Piazzolla..gönlümde bambaşka bir yeri var.
Hayatınıza bir girdi mi..
Çıkmaz.

 

 

8 comments

  1. Piazzola <3 Tango müziği dinliyorsan, dans edilebilir tangolardan da çok iyi eserler var, çok çok iyi besteciler var özellikle klasiklerden. Tavsiye verebilirim diyeceğim ama, YouTube'dan falan çok güzel şarkı listeleri yapıyor insanlar. Tango çok çok güzel bir dans; ben müziklerini de tek başlarına sıkılmadan dinlenebilir buluyorum. Bu her dans müziği için geçerli değil. Çok seviyorum.

    1. Dinlemez miyim Emelciğim, belki de playlistimin yarısından fazlasını teşkil ediyordur! Ama bu bestenin ayrı bir yeri olduğu için paylaşmak istedim, dünyanın en güzel melodilerinden biri benim için..Piazzolla’ya gelince, Libertango gibi bir esere imza atmış bir isim! Ne yazsam ne çizsem az kalır !❤️️

  2. Piazzola’yı ben de çok seviyorum. Klasik müzik, caz gibi türleri kendi alt yapısıyla birleştiren müzisyenleri çok daha fazla seviyorum. Sadece kendi köklerine övgü olarak görmüyorum bunu; bence aynı zamanda farklı türlere kapalı insanların da dikkatlerini çekebilmek açısından çok önemli bir iş yapıyorlar. Bir de böyle bir şey yapabilmek için her iki türü de iyi bilmesi gerekiyor müzisyenin, yoksa olmuyor zaten. Ben konservatuar mezunuyum, yaklaşık 10 senedir de tango yapıyorum. Profesyonel çevrede bile bir türü yüceltip diğerine burun kıvıran çok fazla insan var. Piazzola gibi müzisyenler bence bu bakış açısının kırılması açısından çok kıymetliler.

    1. Emelciğim hakklısın..düşün ki adam kendi ülkesinde takdir görmemiş, ne zaman ki Avrupa’ya açılmış kıymeti ancak öyle bilinmiş..Maalesef o burun kıvırmalar hep var ve olacak, ama yeni nesilin bu konuda bilinçlenmesi ve müziğin sadece hip hop ya da rock müzikten oluşmadığını, bu gibi değerlerin her zaman var olacağını bilmelerini istedim. Tango yapmanı çok takdir ettim, bir fırsatını bulursam ilk yapmak istediklerim arasında!❤️️

  3. Tangonun kaderi sanırım bu. 🙂 Sosyal Arjantin tango da Avrupa’da tanındıktan sonra popülerleşiyor. Aslında Arjantin ve Uruguay’da merdiven altı mekânlarda icra edilen, iç savaş döneminde de erkeklerarası düello olarak yapılan, yerel bir dans. Avrupa salonlarına giren meşhur olmadan çıkmıyormuş o zamanlar. 🙂 Yalnız Piazzola’nın Arjantin’de tutunamamasının nedenlerinden biri dans edilebilir müzik yapmaması olabilir. Ayrıca çok fazla klasik müzik öğesi içeriyor eserleri, o yüzden Avrupalının kendisine yakın bulması normal. Ayrıca, her yerel kültür dönem dönem kendi halkı/devleti tarafından hor görülmeye mahkûm ediliyor. Kapitalizm gibi bir sürü sebebi var bunun. Çok değil, 40-50 sene önce bizim radyolarımızda da türkü çalınması yasaklanmıştı; bugünkü nesiller yasak olmamasına rağmen gerçek Türk müziğinin ne olduğunu bile bilmiyorlar…

    Ay hemen başla Belkıs Abla merakın varsa! Her şeyden evvel kendin için değeri ölçülemeyecek bir yatırım yapmış olursun. Tango insana yeni bir iletişim dili öğretir; fiziksel ve çevresel farkındalık kazandırır, müzikle olan ilişkisini yukarılara taşır; doğru açıdan bakarsa matematik, oyun ve hayal kurma becerisini geliştirir… Sosyal yansımasının ötesinde, çok yönlü, diğer hiçbir sosyal dansa benzemeyen bir danstır. Tarihi, adabı, müzikalitesi, keyfi bambaşkadır… Ayrıca, hazır Türkiye’deyken fırsatı değerlendir, zira kendi topraklarından sonra tangonun en iyi icra edildiği, en iyi dansçıların ve hocaların bulunduğu ülke Türkiye’dir. Hatta bir kadın/follower dansçı olarak Arjantin’de dahi bulamayacağın cevherler var İstanbul’da! Tango baştan eksik ve yanlış öğrendiğin şeyleri sonradan düzeltmesi, en baştan doğru öğrenmesinden çok daha zor olan bir danstır. Başka hiçbir ülkede düzenli olarak eğitim alamayacağın iyilikte hocalar var elinin altında ve İstanbul’un 7/24 canlı sosyal yaşamının da verdiği avantajla, herkesin programına göre etkinlikler var. Haftanın her günü başka başka yerlerde pratikler, milongalar (tango gecesi), workshop’lar, dersler var… Ne kadar meşgul olursan ol, her zaman geliştirme fırsatın oluyor. Tango gibi ancak kilometre yaparak geliştirebileceğin bir dansta çok önemli bunlar. İstanbul piyasasını çok iyi bilirim, niyetlenip başlayacağın zaman mutlaka haber ver, kime mutlaka gidip kimden uzak durman gerektiğini haber veririm. 🙂

    The Tango Lesson’ı izlemeni tavsiye ederim bir de. Sally Potter’ı pek sevmiyorum aslında, ama -artık daha iyi dansçılar olsa da- Arjantin tangonun çok çok önemli üç ustasını barındıran, çokça sanat kokulu, biraz da Piazzola’lı bir film. Seveceğini tahmin ediyorum. 🙂

    1. Emelciğim şiir okur gibi okudum…eline, koluna bileğine sağlık canım benim❤️️Tango için yazdıklarına katılmamak elde değil, çok başka, bambaşka bir dünya. P.Dafoe’nun dediği gibi; ”Tango, bir kadın ve bir erkek bedenin teması, hem arzulu hem saygılı, hem benliğinden uzak hemde bakışmalardan daha dürüst”. Bazı dansların bazı yaşları beklediğine inananlardanım, şu hayat koşuşturmasını bir rölantiye alsam aslında dün başladım say! Ilk fırsatta yazmış olduğun filme bakacağım canım, çok teşekkür ederim güzel yorumun için❤️️

  4. :*
    Aslında hiç yaşı yoktur tangonun, ama herkes için her şey gibi zamanı var diyelim. 🙂 Zira bence böyle uğraşlar için-çok da oyalanmadan-zamanını beklemek en iyisi, çünkü en güzel konsantrasyon ve hevesle geliştirilebilir şeyler. Ama tekrar ediyorum, Türkiye’deyken kaçırma fırsatı, çok sağlam bir temel edinebilirsin, ki tangoda her şey demek bu.

    Ben sana denk geldikçe iyi dansçıların iyi performanslarını göndereceğim. Belki biraz motivasyon olur. 😉

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.