İsmimin önemi yok aslında. Cosmetics Junkie deyin bana. Bayılırım!

Sizler de Cosmetics Junkie’siniz. Yoksa beni buralarda bulamazdınız, öyle değil mi?

Seneler evvel bir cilt problemim üzerine kozmetologların ve dahiliyecilerin kapılarını aşındırırken, kendimi sorunumu çözmeyen ve beni tatmin etmeyen cevaplar arasında buldum. Bunun üzerine akıl ve mantığımı dinleyerek ve dipsiz bir kuyuda okuyarak ,araştırarak, deneyerek kendi çıkış yolumu aramaya karar verdim.

Olay hepimizin de bildiği üzere,“Krem sür, yumuşar”ın çok ötesinde. Cildimiz, en büyük organımız ve aynen beslenme düzenimiz gibi onu da ürünlerle nasıl beslediğimiz önemli. Gün içinde tükettiğimiz güneş ışınlarından suya, yaşadığımız semtin kirliliğinden yattığımız yastığın kılıfına, yediklerimizden üzerine uyguladıklarımıza kadar her şeyin cildimizde olağanüstü bir etkisi var. Genetikle savaşamasak ta çevresel faktörlerin ve günlük tüketimimizin yardımı ile bu sonsuz güzellikteki organımızı korumak bizim elimizde!

Bunun için elbette en pahalı ürünlere yönelmek, en çok reklam yapıp algılarımızı alt üst eden markalarla aklımızı meşgul etmek ve bütçemizi sarsmak zorunda da değiliz.

Badem sütüne de, $1500 dolarlık ürünlere de aynı objektif bakış açısı ile yaklaşarak cildimi ve saçlarımı 5 sene içerisinde duru ve sağlıklı bir hale getirmeyi başardım. İnanın gün oldu,10 Liralık gül suyu $50’lik tonikten daha faydalı, Amerika’dan aldığım $5 dolarlık hamamelis yağı cildim için Sisley’den daha sakinleştirici oldu.

Burada ve daha sonra tüm paylaşımlarımda üzerine basarak tekrar edeceğim. Kozmetoloji eğitimi almadığım gibi bahsettiğim hiçbir marka ile iş birliği içerisinde değilim. Bu iş Instagram üzerinde geceleri uyuyakalana dek hoş bir görsel hobi olmaktan çıkıp hayatımın orta yerine oturdu. Sizlerin önerisi üzerine yazılarımı tek bir yerde toplayıp daha uzun ve detaylı şekilde ifade edebileceğim bir blog oluşturmak istedim.

Anlatması zor…. Süslü ergen yaşlarımı bilmeniz lazım….

Hayatımda en mutlu olduğum an ilk pembe rujumu aldığım gün, kendimi en hoş hissettiğim an yanaklarıma şeftali rengi allığı sürdüğüm andı. Lise yıllarımda okuduğum Firenze ve Lausanne’da hafta sonları okuldan kaçarak bütçem dahilinde ufak tefek el kremleri, yüz tonikleri alır, yeni bir rimel veya göz kalemi rengi ile karşılaşınca sevinçten havalara uçardım. Arkadaşlarım hafta sonlarında zamanın en havalı kıyafetlerini giyip okuldan kaçarken, ben banyo bana kaldı diye sevinir, büyük bir hevesle kendime mis kokulu bir cilt bakımı uygulardım.

Yıllar sonra yerleştiğim evimde bu ufak hobim çılgınlık halini aldı. Çekmecelerimin içine koyduğum malzemeler zamanla farklı boylarda konteynerlerde organize olmaya başladı. Birkaç sene sonra(ufak bir servet ödeyerek)! eşimi de o banyodan kovarak kendime bir makyaj ve cilt bakımı odası yarattım. Yerden tavana, tamamen pleksiglas dolaplar içine yine pleksiglas bölmeler, her marka için farklı raflar ve her markanın her rengi için ufak yuvalar yaptım. Siz tüm rujların farklı boyutlarda olduğu için her ruj markasına ayrı bir dolap yapacak Junkie tanıyor musunuz?

Instagram ailem….. Sizlerle sosyal medya üzerinde başladığım yolculuğum artık bu yeni evimde devam edecek. Makyaj ve cilt bakımı konularında tüm ürünler hakkında gözlemlerimi ve yorumlarımı paylaşacağım. Ara ara elbette Instagramda olduğu gibi ufak çekilişlerle çok sevdiğim ürünleri sizlere de yollayacak, dikkatimi çeken makyaj videolarını yükleyeceğim. Bu baş başa küçük spa’miz içinde, yüz maskemiz kuruyana dek dinlemeniz için ruhumu okşayan en güzel şarkıları, en komik videoları, son zamanlarda dikkatimi çeken moda, mekan, kitap, aplikasyonları anlatacağım.

Tüm bunlar içinde her ama her zaman “HAYVANLAR ÜZERİNDE DENEY YAPILMAMIŞ” ürünler konusuna son derece hassasiyet göstererek sizlerden de izninizle aynı duyarlılığı bekleyeceğim.”Zulümsüz” diye çevrilebilinecek bir terim olan cruelty-free ürünlere geçişim yaklaşık 1 seneyi bulacak. Herkesin inancı, tercihi farklı olabilir. Ben yaşayan, nefes alan her varlığın bizler kadar hak sahibi olduğunu düşünüyorum çünkü bu dünya sırf bize ait değil. Insana, hayvana ve çevreye saygılı ve değer veren bir tüketici olmayı seçiyorum.

Umarım burayı iş stresi ve şehir trafiği keşmekeşinden sonra kendinizi attığınız, üzerinizde yumoş bir sabahlık ve pofuduk terliklerle ayağınızı uzattığınız bir ‘lounge’ olarak görür, elinize çayınızı kahvenizi (veya kim bilir, kırmızı şarabınızı) alır misafirim olursunuz.
Ben her zaman buradayım.
Herkese Colourpop Flexitarian highlighter’ı gibi pırıl pırıl bir gün dilerim.

B.Şeyda Atadeniz

Istanbul 2018

10 comments

  1. Hoşgeldin, nihayet, güzeller güzeli, doğru bilinen yanlışları yıkıp geçen, paylaşımcı dost! Seni çok seviyorum, bitanem! (Amphitrite1983 / Aytemiz)

    1. Aytemizciğim çok teşekkür ederim birtanem! Kaplerimiz hep bir biliyorsun.Dostluğun ve desteğin için müteşekkirim!❤️️

  2. Junkie’mmm çiçeğim… ne kadar güzel anlatmışsın. Hayırlı olsun, minnettarım sana. Biliyorum ki çok çok faydalı olacak bu. Her yerde yeni “junkiecikler”. Yaşasınnnnnn ♥️♥️♥️

  3. Junkiieee hayırlı uğurlu olsun şahane kadın seni okumanın tadına doyum olmayacak ❤️

  4. İyiki düşündünüzde yaptınız bloğunuzu ayy bloğumuzu.. çok şey öğreneceğiz çook.Hoşgeldiniz..

  5. O kadar zevk alıyorum ki yazdıklarınızı okurken.. kendime notlar alıyorum ben de öğrenmeye çalışıyorum. Dilerim bu bilgi birikimine kendi cilt sağlığım için ulaşabilirim. Bir de şu resmini koyduğunuz banyonuza şanslı bir takipçinize ziyaret şansı verseniz orada tüm gün geçirebilirim

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.