Okuduğum bir yazıyı enteresan bulduğum için sizlerle paylaşmak istedim..Bu yıllardır benim radarımda olan bir konudur ancak fikrimi yazımın sonuna saklıyorum!

Cilt bakımına benim kadar ilgi duyan biri iseniz, kavanozlarda ambalajlanmış ürünlere endişeli bir şekilde yaklaşmanızı anlayabilirim.
Böyle bir endişeye sebep verecek iki önemli unsur vardır, birincisi içeriğin oksidasyonu, ikincisi ise bakteriyel kontaminasyondur.

Önce oksidasyonu ele alalım..
Kavanozu her açtığımızda hava ve ışıkla temas etmesi sebebi ile ürünün hızlı oksitlenmesine sebep olur, dolayısı ile ürünün potansiyelini düşürebileceği gibi komple bir başka şeye de dönüştürebilir. En iyi ihtimalle oksitlenmiş bir ürünün etkisi daha az, en kötü senaryoda ise cildiniz açısından kötü olabilir. Örneğin oksitlenmiş L-askorbik asit siyah noktalar şeklinde cildinizde belirebilir(varsayım). Daha önemlisi bozulan yağlar cildinizde serbest radikallerin salınmasını hızlandırabilir.

Oksitlenme riskini en aza indirgemek için yapabileceğimiz iki şey vardır; stabil bileşenleri seçmek ve stabil olmayan 4 bileşeni; retinol, c vitamini, yeşil çay ve çoklu doymamış yağları(pufa’lar)elimine etmektir.
Genel bir kural olarak bunları kavanoz tipi ambalajda almamayı tercih edebiliriz. Bununla birlikte daha az aktif maddelerle(doymuş veya tekli doymamış yağlar gibi)yapılmış içeriklerin bileşimi ile kavanoz tipi ambalajdaki ürünlerin daha stabil olduğu görülmüştür.

Bu içerikleri hiç kullanmayacak mıyız?
Tabii ki kullanacağız ama kavanoz tipi yerine serum şişelerinde bulunan ürünleri alabiliriz (havasız pompalı serum tipi) böylece içeriğin bozulmaya başlamasına yaklaşık 3-6 ay arası vakit kazanmış oluruz.


Bu arada tüm aktif içerikler kısa bir raf ömrüne sahip değiller, örnek; Ordinary’nin retinoid/retinol squalane ürünü su içermez ve 12 ay kadar bir raf ömrüne sahiptir. Ürünleri havasız pompalı şişelere de aktarabilirsiniz, böylece ürün her seferinde havaya ve ışığa maruz kalmaz.

İkinci sebep ise bakteriyel kontaminasyon demiştik, bu da hiç yabana atılacak bir sebep değildir.

Parmaklarınızı kavanoza batırmak gerçekten iyi bir fikir değildir, çıplak gözle bu bakterileri göremeyiz belki ama emin olun onlar mutlu ve mesut bir şekilde orada çoğalarak yaşarlar. Ellerimizi yıkasak bile her 3 kişiden biri staf virüsünü cildinde taşıdığı için formülün içerisinde koruyucu olsa dahi bakteri oluşumunu engellemez. Tabii ki tahmin edeceğiniz gibi bu da akneye, tahrişe ve enfeksiyona sebep olabilir, hatta bir yazıda atopik dermatit’e/egzamaya yatkınlık varsa staf’ın en yaygın bakteri tetikleyici olduğunu özellikle dikkat edilmesi gerektiği belirtilmiş. Bakteriler aynı zamanda pH dengesini değiştirebildiğinden ürünün formülünü potansiyel olarak azaltabilir.

Fakat bunun çözümü basittir!
Havasız pompalı bir serum şişesi yerine kavanoz tipi ambalajda ürün kullanıyorsanız parmaklarınız yerine spatula kullanın, tabii spatulanızı da her zaman temiz tutmaya özen gösterin. Daha az koruyucu kullanan doğal ürünleri tercih ediyorsanız bu daha da önemlidir. Su içeren herhangi bir ürün(ki bunlar çoğunlukla nemlendirici kremlerdir)”koruyucu içermeyen/preservative-free” olmamalıdır.

Özetlemek gerekirse kavanoz tipi ambalaj her zaman kötü değildir. Eğer iyi bir firmaya ait ise, doğru içerikler ve koruyucu bir sistem içeriyorsa endişelenmeniz gereken pek fazla bir şey yoktur, yine de parmakları ürüne batırmamaya özen göstermek gerekir.
Antioksidan ve anti-aging için hassas içerikler ile dolu bir ürün kullanıyorsanız kavanoz yerine serum tipi havasız pompalı şişeleri tercih etmeye bakın. Her iki durumda da hangi içeriği ve ambalajı seçerseniz seçin fakat ürünlerin son kullanım tarihini geçirmeyin. Retinol ve c vitamini gibi aktif maddeler içeren kremleriniz bir yıldan eski ise hemen atın.

Ben bu işin neresindeyim diye sorarsanız..evet ürünleri serum tipi veya tüp şişelerde almaya gayret ediyorum ama eksepsiyonlarım elbette ki var. Halen birçok nemlendiricim kavanoz tipi ambalajında. Dikkat etmek gerekir mi? Kesinlikle..ben ediyor muyum? Elimden geldiği kadar!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.