May Lindstrom ürünleri ile tanışmam 2015 yılı başlarında oldu. Öncesinde herkes gibi “eski model” cilt bakımında yeni bir çığır açıyor başlıklı yazıları okuyunca, Cindy Crawford ya da Christie Brinkley gibi “celebrity” olarak görüp tanıdığımız kişilerden farklı olmadığını, aslında ürünlerin cilt için bir şey vaat etmeyip, sadece isimlerini kullanarak kazanç elde edecekleri fikrindeydim.
Elime ilk ürünü geçene kadar!

Ürünleri kullandıkça hakkında daha çok araştırma yaptım ve aslında Lindstrom’un çocukluğundan beri neredeyse elinin değdiği her şeye alerjisi olduğunu okudum. Düşünsenize, her gün elimizi yıkadığımız sabun yüzünden ellerinizin yanması, ya da kapı kulpuna dokununca tüm elinizde ve kolunuzda egzama çıkması ne demek! Seneler boyu ellerine ve kollarına çorap geçirerek dış etkenlerden korunmak için verdiği mücadele karşısında çözümü bitkilerde bulduğunu, kendi mutfağında hazırladığı karışımlar sonucu derdine yalnız kendisinin derman bulduğunu ve tedavi edici özellikteki ürünlerini paylaşmak isteme sebebi ile bu işe gönül koyarak kendi ürünlerini herkese tanıtmak istemiş. Iyi ki de yapmış!

 

Lafı daha fazla uzatmadan ilk ürünü ile başlayalım..
The Problem Solver, cildi detoksifiye ederken aktif bambu kömürü ile lekeleri onaran bir maske. Enflamasyon yatıştırıcı ve ham kakao sayesinde güçlü antioksidanlarla cildi besleyen bir karışıma sahip. Muskat, karanfil ve tarçın gibi baharatların cildi hafif ısıtmasıyla duyuları canlandırıp mikrosirkülasyonu uyarıyor. Gözenekleri temizlerken mevcut olan sivilceleri tedavi edebiliyor. Videodan da görebileceğiniz gibi kocaman bir kavanoza sahip ve 250 ml ürün içeriyor. Toz halinde gelen bu maskeyi bir kaşık ölçüsünde kaba alarak, birkaç damla su ile karıştırdıktan sonra mousse kıvamına gelen maskeyi fırça yardımı ile yüzünüze sürüp 1 saat kadar bekletiyorsunuz. Kokusu ilk kullanananlar için garip gelebilir, zira zencefilli kurabiye gibi bir kokusu var! Ben toz maskenin içerisine The Honey Mud maskesinden de ekliyorum ve cildimi arındırıken aynı zamanda nemlendirmiş de oluyorum.

The Honey Mud Maske & Temizleyici

Size bu maskenin ne kadar güzel koktuğunu, cildi en derin tabakasına kadar nasıl nemlendirdiğini keşke şu ekrandan koklatma ve hissetirme şansım olsa..Hiçbir içeriğinde kimyasal, parfüm, alkol, paraben, sülfat gibi maddeler bulunmuyoır ve bütün bu güzel kokular bitkilerden oluşuyor. Ham bal sayesinde enflamasyonu yatıştırdığı için bu ürünü hem maske olarak kullanabiliyorsunuz ama aynı zamanda cilt temizliğinizi de bu ürünle yapabiliyorsunuz. Ben Honey Mud’ı o kadar çok seviyorum ki, cildimde 1 dakika tutmaktansa 30 dakika maske şeklinde kullanmayı tercih ediyorum. Yıkadıktan sonra maskenin verdiği nemi ve cildimin yumuşaklığını size kelimeler ile anlatamam!

 

Serum-yağ olarak kabul edilen The Youth Dew, piyasada olan en güzel yağlardan biri. 4 şişe bitirmiş birisi olarak bu bilgi kesindir! Çok geniş bir cilt bakım ve makyaj koleksiyonum olduğunu bilenler vardır ama bilmeyenlere de buradan bir açıklama yapmış olayım! Yurt dışı kaynaklı denemediğim çok az ürün vardır ve bu yağ Vintner’s Daughter ile başa baş yarışan, hatta ondan bile bir tık daha iyi olan bir yağdır. Cildinize sürdüğünüz an bir çiçek bahçesinde kaybolup gidiyorsunuz dersem inanın abartmış olmam. Ama bundan da öte, hayatımda bir tek bu yağ ile deneyimlediğim, cildime  bir “kadife” dokusu veren bir hissiyat var ki, ancak bunu kullananlar ne demek istediğimi anlayabilirler. Bir banyo küvetini bu yağ ile ağzına kadar doldurup içinde yatmak istediğim zamanlar oldu! Hayaller Lindstrom, gerçekler susam yağı 😝
Bu yağ ne mi yapıyor? Nemlendiriyor, hasarı iyileştiriyor, 20 adet rejenere olan bitki ve botanik yağ ile sebum üretimini dengeliyor. Antioksidan koenzim Q10 ile ince çizgiler ve kırışıklıklar da dahil olmak üzere yaşlanma belirtilerini onarıp aynı zamanda önlüyor.

The Jasmine Garden yüz spreyi.

Kokusun güzelliği dillere destan! Ürünü satın alan herkes mi aynı şeyi söyler?! Stok şeklinde elimin altında tuttuğum! adeta yasemin bahçesinin içerisinde dolaştığım bir başka güzel ürünü olan The Jasmine Garden yüz spreyi. Yasemin, gül ve ylang-ylang özleri ile en hassas cilt tiplerini bile anında yatıştırma özelliğine sahip. İşlenmemiş kakaodan oluşan güçlü antioksidan koruması ile cilde nüfuz edip, hem cildi nemlendiriyor hem esnekliği geri kazandırıp taze, canlanmış bir cilt için mikro dolaşımı sağlıyor. Ürünü sadece yüzünüze değil, tüm vücudunuza ve hatta benim yaptığım gibi yeni yıkamış olduğunuz saçlarınıza ıslakken sıkabilirsiniz. Adımınızı her attığınızda arkanızdan bir yasemin kokusu bırakacağınız garanti! (bu satırları yazarken tam da şu salise yüzüme ve saçıma uyguladığımı belirtmek isterim)😇

The Blue Cocoon balm/yağ.

The Blue Coccon ürünü May Lindstrom’um en özel, en ses getiren, en çok satılan ürünüdür. Cilt bakımına bizler gibi düşkün olan iyi kötü herkesin dolabında bulunur. Öncelikle şunu belirteyim ki ben bu ürünü sevmek için çok uğraştım, çok denedim. Baskın bir nane-çikolata karışımı kokuya sahip olan bu yağ aslında içlerinde belki de en tedavi edici olanı. Bu kokuyu içine çeken, eline sürüp günde defalarca koklayan sürü sepet insan tanıyorum ama bana inanılmaz ağır geldi. Ambalajın üzerinde balm diye geçse de aslında bu bir yağ ve elinize aldığınız an itibarı ile ısıyla birlikte likitleşiyor. Hatta ML Blue Cocoon’u Youth Dew ile birlikte karıştırarak kullanmayı tavsiye ediyor. Her türlüsünü denedim! Başta imkansız dedim ama sonrasında alıştım. “Love-and-hate retlationship” bu olsa gerek! Ancak doğruyu söylemek gerekirse hakkıyla kullanamadım.
Hassas, iltihaplı cilt tipleri için mükemmel olduğunu söyleyebilirim, aynı zamanda yatıştırıcı bir göz ve dudak bakımı olarak da kullanılabilirsiniz.
Neden özel derseniz, hassas, kırmızı ve tahriş olmuş cildi anında yatıştırıyor ve besliyor. Güçlü bir anti-inflamatuar olan mavi tansy (solucan otu) ile inflamasyonu hafifletiyor. Özellikle kuru bir cilt yapısına sahip olanlara öneriliyor. Akneye meyilli ciltlere de tavsiye ediliyor. Ama kokusu..😞

 

Yine çok sevdiğim bir başka ürünü olan The Clean Dirt, baharatlar ve arındırıcı minerallerden oluşuyor. The Problem Solver gibi toz şeklinde olan temizleyiciyi haftada 2-3 kez kullanabiliyorsunuz. Arındırıcı killer, baharatlar ve mineral tuzlarının karışımı ile cildi pürüzsüzleştirken aynı zamanda ölü derileri eksfoliye ediyor. Bir güzel tarafı ise suyla aktive edildiği zaman c vitamini kan akışını sirküle edip hücresel döngüyü hızlandırıyor. Bu ara kullanmayı nedense unuttuğum ama an itibarı ile şu yazıyı yazarken birden hatırladığım bu nefis ürünü banyo tezgahımın üzerine koydum bile! Yüzünüze sanki yerden avuçladığınız toprağı sürüp dairesel hareketlerle masaj yapıyorsunuz. Olay cildinizi yıkadıktan sonra! Pırıl pırıl bir cilt! Hele üzerine bir de Youth Dew kullanıyorsanız, 1 km öteden cildinizin parlaklığını göreceklerine emin olabilirsiniz!

 

Vücut yağlarının içinde en temizi , en güzeli hangisi derseniz ilk önereceğim yağ bu olurdu sanırım. “Likit güneş ışığı” olarak tanımlanan bu yağ artık maalesef satışta değil. Yerine gelen The Pendulum Potion aslında yağ bazlı bir makyaj çıkartıcısı olsa da, diğer yağ gibi vücut ve saç için de kullanabiliyorsunuz. Henüz bu ürünü almadım ancak ufak bir şişe sample deneme şansım oldu. Kokusuna ilk seferde aşık oldum ve yüzümü bu yağ ile yıkamaya kıyamadım! Piyasada olan makyaj temizleme yağlarına kıyaslarsam oldukça tok bir yağ olduğunu söyleyebilirim. Yağı kuru cildinize iyice yedirip masaj yaptıktan sonra nemli sıcak havlu ile yüzünüzü örtüp yağın içine çekmesini kısa süre bekleyip yıkıyorsunuz. Diğer ürünleri gibi cildi pamuk kıvamına getiren yine harika bir ürün.

“Bitkisel” veya “doğal” diye tanıtılan her ürüne ilgi giderek artıyor. Dünya artık bitkilerden nasıl yararlanacağının peşinde koşmaya başladı. Kozmetik ürünlerde bulunan kimyasalların ve koruyucu maddelerin sağlık üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğinin bilincinde olan tüketiciler doğal güzellik ve bakım ürünlerine yönelmeye başladı. Bitki zengini bir ülke olarak bitkilerimizden doğru bir şekilde yararlanıp doğru ürünleri cilt bakım rutinimize eklememiz gerektiğini düşünüyorum. Ülkemizde bitkisel kozmetik ürünlerin sayısı artarken marka bilinirliğine ulaşmak için bu ürünlerin tanıtımına daha çok önem verilmesi gerekiyor. Umarım böyle güzel ürünler gibi biz de zamanla sesimizi tüm dünyaya duyururuz.

The Pendulum Potion
The Blue Cocoon’u bitiremedim ama diğer ürünlerini defalarca yeniledim..

 

 

 

14 comments

    1. Teşekkürler Selinciğim! Instagramda yurt dışından ürün getiren hesaplar var tatlım, sayfamda görebilirsin!❤️️

  1. Böyle güzel yazılara bayılıyorum,teşekkürler ☺
    Daha önce size sormuştum ama yine kafama bir şey takıldı,burnum yoğun siyah nokta problemim var ve aynı zamanda kılcal damar çatlama problemi de mevcut minik minik ama yaygın ön ve yan taraflarda,sorum ise siyah noktalar için the ordinary saliclic acid %2 alıcaktım lakin araştırıken içinde cadı fındığı suyu da olduğunu gördüm ve cilt uzmanı daha önceden kılcal damarlı ciltlerin cadı fındığından kaçınması gerektiğini söylemişti ikilemde kaldım,ne yapsam bilemedim yorumunuz nedir ?Ayrıca salicylic acid alırsam eğer haftada 1 gece mi kullanmam doğru olur ?Cevaplarsanız sevinirim☺

    1. Almiracığım merhaba canım! Tam tersine cadı fındığı damar duvarlarını sıkılaştırır, ancak kılcal damarlar için en iyi çözüm lazerdir ve bunu geçirebilen serum ya da bir krem yoktur maalesef. Cildini alıştıra alıştıra kullanman gerekiyor, haftada 3 kez uygulayabilirsin canım.❤️️

  2. Hep aklımdaydı hep ne ıyı oldu bu yazı bılgılendık soruişaretlerı cuk dıye kalkdı kafamdan belkısım bu urunlerde defterıme not edıldı ama once em cok denemk ıstedıgım osmosıs ve zelens ınsan oncelık vermekde de kararsız kalıyor ama sana tabıkı soracağım belkısım yıne kocaman bır emek var yuregınde ve ellerınde ellerın dert gormesın belkısım bu bılgıler ıcın kendı adıma cokk tesekkur ederım canımın ıcı benım

    1. Esracığım benim! Ben teşekkür ederim okuyup güzel yorumlar yazdığın için❤️️ Osmosis ve Zelens gerçekten farklı ürünler tatlım ve her dakika yeni bir şeyler çıkıyor, nasıl yakalayacaksak tüm bunları merak ediyorum!!!❤️️

      1. Ayy yenı cıkan urunlerını gormedım takıp etmek mumkun degıl ama bısı kafamı kurcalıyor belkısım suan tata kullanıyorum mesela ama sımdı yttp alıyorum gelıyor yanı araya farmacy nın bılac seyını alıyorum ancak bunları nasıl rutın duzenleyecegım ınan bılmıyorum tamam bazı seylerın sırası var mesele nıodlarda ordıranylerde bu apayrı ama uc farklı marka örnegın bırer hafta ara ılemı kullanmak dogru degısdırerek ınan kafam karısık 🙁 helekı sende bısuru urun 🙂 nası sıraya koyuyorsun belkısım nasıl yol cızıyorsun ınan bılmek ısterım beynım abondone oldu arkadasım banada rehber olsun napcamı sasırdım❤️

        1. Canım benim hiç problem değil, sen alacaklarını al, gelsinler sonra senin şu an kullandığın mevcut bakımlarla bir rutin yaparız tatlım, sen bana ürünlerin isimlerini maille yeter!❤️️

  3. Yaaa gercekdenmı ay belkısım nası sevındım annatamam sana nası tesekkur etsem az meleksın sen melek canım benım ınan cok mutlu oldum cok senı cok opuyorum cok ❤️

  4. Ah Belkısım ah hergün yeni bir alışveriş listemi çıkarıyorsun 🙂 yazdıklarının her harfi birbirinden güzel ve değerli ders çalışır gibi ciddiyetle ve heyecanla okuyorum 🙂 iddia ediyorum bu işi en iyi sen yapıyorsun …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.