Eskilerin bir sözü vardır;“Yediğin, içtiğin senin olsun, gezdiğini, gördüğünü anlat.”
Bu öylesine edilmiş bir söz de değildi aslında. Kimse kimsenin ne yediğini, ne içtiğini, ne kazanıp ne harcadığını bilmezdi. Akıl edip bile sormazdı.
Içinde bulunduğumuz şu zamanın sözü olmadığı kesin! Gelişen teknoloji ile birlikte günümüzde insanlar artık anı yaşamaktansa yediğini, içtiğini, gittikleri yerlerden güç bela iki fotoğraf çekip bu eylemlerini sosyal medyada gururla paylaştıkları bir yarışa çevirdiler. Nereye baksam aynı fotoğraflar, aynı mekanlar. Falanca’nın açtığı restaurant ile filancanın gittiği yerlere hala gitmediyseniz kusura bakmayın arkadaşım ama sizin dünyadan haberiniz yok!

Bilgilendirmek ya da özendirmek, ikisinin arasında epey bir fark var. Hatta amiyane tabir ile caka satmak..havan kime güzelim?! Bu tarz paylaşımları doğru bir amaç uğruna yapanları tabii ki eleştirmiyorum, zira 90’lı yılların başında ben de bir restaurant sahibi olduğumdan halen yemek ve içmek eylemleri hayatımın büyük bir yerini kaplar! Ama çayına attığı şekeri özel olarak Brezilya’dan getirtip bir de bunu sosyal medyada paylaşanlara hastayım!

Bir Vedat Milor kolay yetişmiyor! Her ne kadar kendisi kadar donanımlı olamasam da ara ara bu kategoride hem yeme-içme-mekan konularına değinip sizlere bilgi vermek adına yazılarımı paylaşacağım, hem gezdiğim gördüğüm ve bana ilginç gelen yerleri elim-dilim döndüğü kadar yazmaya gayret edeceğim.

2 comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.